İçeriğe atla
Son haberler
Datasmith ile SketchUp ve Navisworks sahnelerini Unreal Engine’e aktarma rehberiTorre Velasca’da 72 rezidans: Matteo Thun iç mekânları tanıttıBlender Cycles’ta hareket bulanıklığı: mimari animasyon için ayarlarNano Banana 2.1 ile mimari görsel üretimi: prompt ve düzenleme rehberiMarvell–Lumentum anlaşması: 115 milyar dolarlık işletme değeriBlender’da Decimate ile model sadeleştirme: Mimari ağlar için rehberArchDaily Student Project Awards 2027: kent temalı başvurular başladıBlender Eevee gölgeleri nasıl ayarlanır? Kalite ve performans rehberiRhino 8’de Flow ve FlowAlongSrf: eğri ve yüzey eşleme rehberiBlender Geometry Nodes’ta Instance on Points ve Realize Instances kullanımı
MimariKonut mimarisiTarihi yapı restorasyonuMatteo Thun & Partners

Torre Velasca’da 72 rezidans: Matteo Thun iç mekânları tanıttı

Matteo Thun & Partners, Milano’daki Torre Velasca’nın 19. ila 26. katlarında yer alan 72 rezidansın iç mekân tasarımını tanıttı. Dönem ayrıntıları korunurken daireler yeni kullanımlara göre düzenlendi.

Tarihî beton kule dairesinde pembe duvarlar, hardal koltuk ve korunmuş loggiaAI görsel
Temsilî görsel; yapay zekâ ile üretildi.Görsel: 3dsınıfı / FCA AI
KaydetPaylaş0

Kısaca

  1. Proje, Torre Velasca’nın 19. ila 26. katlarına yayılan 72 konut birimini kapsıyor.
  2. Özgün mutfak ve banyo karoları, tarihî kapı ve pencere çerçeveleri ile loggialar korundu.
  3. Matteo Thun & Partners, sınırlı alanlarda gün ışığını yansıtmak için parlak yüzeyler kullandı.
  4. Rezidansların sonbahar 2026’dan itibaren aşamalı olarak açılması planlanıyor.

Matteo Thun & Partners, 2 Kasım 2026’da yayımlanan tanıtımla Milano’daki Torre Velasca’nın 72 rezidansına yönelik iç mekân tasarımını duyurdu. Proje, yapının 19. ila 26. katlarında yer alıyor; kısa ve uzun süreli konaklamalara yönelik süitleri, daireleri ve dubleks çatı katı birimlerini içeriyor. Rezidansların sonbahar 2026’dan başlayarak aşamalı biçimde açılması planlanıyor.

Tarihî yapıdaki hangi unsurlar korundu?

1958’de tamamlanan Torre Velasca, BBPR tarafından tasarlandı. Yapının genişleyen üst bölümü ve beton taşıyıcıları, Milano siluetindeki ayırt edici görünümünü oluşturuyor. Yenilenen iç mekânlar, yapının mimari mirasını yeni konaklama işlevleriyle bir araya getirmeyi hedefliyor.

İç mekân çalışması, Asti Architetti’nin yürüttüğü kapsamlı restorasyonun ardından geldi. Hines tarafından geliştirilen restorasyon 2025’te tamamlandı. Koruma koşulları, Matteo Thun & Partners’ın mevcut mimariye uyum sağlamasını gerektirdi: mutfak ve banyolardaki karoların yanı sıra tarihî kapı ve pencere çerçeveleri muhafaza edildi. Üst katlardaki özgün loggialar da korunarak Milano manzarasına açılan alanlar olarak bırakıldı.

Dairelerin bir bölümünde alçak tavanlar ve kompakt planlar tasarım kararlarını etkiledi. Stüdyo, mekânı daha geniş hissettirmek ve gün ışığını yansıtmak amacıyla parlak yüzeylere başvurdu. Planlarda daha büyük duş alanlarına ve giyinme dolaplarına yer açacak düzenlemeler de yapıldı.

Renk paleti ve mobilyalar nasıl seçildi?

Tasarımın renk ve malzeme yaklaşımı, kulenin dış cephesinden izler taşıyor. İtalyan tekstil üreticisi Dedar ile geliştirilen özel kadife duvar kaplamalarında, yapının dış sıvasını çağrıştıran toz pembe tonu kullanıldı. Bu renk; Molteni için özel tasarlanan hardal sarısı kanepeler, taş yüzeyli sehpalar, sıcak ahşap ve koyu yeşil vurgularla tamamlandı.

Mobilya seçkisinde farklı dönemlerden İtalyan tasarım örnekleri yer alıyor. Gio Ponti’nin yanı sıra Afra ve Tobia Scarpa’nın işleri, mavi keçe ve yeşil dikiş ayrıntılı Cassina Utrecht koltuğu ile birlikte kullanıldı. Dairelere özel renklerde üretilen Oluce aydınlatmaların yanında, Matteo Thun & Partners’ın tasarladığı gardırop ve yatak odası mobilyaları da bulunuyor.

Mutfakla yaşam alanı arasındaki ilişki de yeniden ele alındı. İtalya Kültür Bakanlığı ile yürütülen çalışma kapsamında mutfak duvarının bir bölümü kaldırılarak kokteyl tezgâhı oluşturuldu. Açıklık, mutfağa daha fazla doğal ışık ulaşmasını sağlarken iki alan arasında gündelik buluşmalara yönelik bir bağlantı kuruyor.

Mimarlık ve görselleştirme ekipleri için ne ifade ediyor?

Proje, koruma statüsündeki yapılarda yeni işlev oluştururken mevcut mimari öğelerin tasarım kararlarını nasıl yönlendirebileceğine dair bir örnek sunuyor. İç mimarlar ve görselleştirme ekipleri için özellikle özgün loggialar, derin pencere açıklıkları, alçak tavanlar ve korunan yüzeyler; mekânın ölçeğini ve ışık davranışını anlatırken dikkate alınması gereken koşullar. Parlak kaplamalar ve renk seçimi ise kompakt odaların algısına yönelik tasarım araçları olarak kullanılmış.

İş programı yalnızca dairelerden ibaret değil: Matteo Thun & Partners resepsiyon ve lobi alanlarını, zemin kattaki arka koridorları da tasarladı. Alt katlarda ofis işlevi sürerken binanın farklı bölümlerinde konaklama alanları bulunuyor. METT Milan Torre Velasca adıyla işletilecek rezidanslar, yapının karma kullanımlı düzenine ekleniyor. Proje bilgileri yazılım, donanım veya lisans gereksinimlerinden söz etmiyor; uygulama açısından öne çıkan konu, özgün yapı elemanları ve koruma koşullarıyla uyum.

Sık sorulan sorular

Torre Velasca’daki rezidanslar ne zaman açılacak?

Açılışların 2026 sonbaharından başlayarak aşamalı biçimde yapılması planlanıyor.

Torre Velasca projesinde kaç rezidans var?

Proje, binanın 19. ila 26. katlarına yayılan 72 konut birimini kapsıyor. Süitler ve dubleks çatı katı daireleri de programda yer alıyor.

Torre Velasca’nın iç mekân tasarımını kim yaptı?

Rezidansların iç mekânlarını Matteo Thun & Partners tasarladı. Ofis, resepsiyon ve lobi alanları ile zemin kattaki bazı koridorları da ele aldı.

Kaynaklar

1 kaynak
DA
designboom Architecturedesignboom.com/architecture/matteo-thun-72-apartments-milan-iconic-brutalist-torre-velasca-interior-residences
Özet

Kaynak metinler yeniden yayımlanmaz; kısa alıntılar tırnak içinde verilir, geri kalanı özgün özet ve yorumdur.

3dsınıfı yorumu
3dEditörün değerlendirmesi

Torre Velasca’daki yaklaşımın değerli tarafı, tarihî karakteri yalnızca dekoratif bir tema olarak kullanmaması. Korunan karolar, doğramalar ve loggialar tasarımın gerçek sınırlarını oluştururken renk ve mobilya seçimi bu sınırlar içinde yeni bir konaklama dili kuruyor. Türkiye’deki ofisler için bu, mevcut yapıyı baştan sona silmek yerine hangi öğelerin korunacağını erken belirlemenin önemini hatırlatıyor.

Projede bütçe ve malzeme maliyetleri açıklanmıyor; dolayısıyla kullanılan yüzeylerin yerel projelere doğrudan aktarılabilirliğini varsaymamak gerekir. Uygulama öncesinde koruma koşulları, özgün bileşenlerle yeni eklerin uyumu ve bakım gereksinimleri ayrıca değerlendirilmelidir. Yazılım, donanım veya lisans başlığı bu proje için belirleyici görünmüyor.

Bu habere tepkin ne?

Yorumlar 0

İlk yorumu sen yazKendi test sonuçlarını ya da sorunu paylaş.
+

İlgili haberler